27 Aralık 2018’de Haliç Kongre Merkezinden başlayıp 23 Haziranda bir destana dönüşen sürecin hikayesi, en doğru şekliyle yazılacağından şüphe yoktur.

İste her şey  o gün başladı:

Heyecanın çokta yüksek olmadığı, doğru aday mı sorularının sorulduğu, 27 Aralık gününden sonra, nevi şahsına münhasır yürüttüğü ve her gün üstüne katarak büyüyen bir Ekrem İmamoğlu, gerçeği ile tanıştık.

“beni tanıdıkça çok seveceksiniz” iddiasında bulunan, bildik CHP kodlarının dışında kendi kod’larıyla siyaset yaparak, önce tanınırlılığını, ardından da seçmenini çoğaltan ve 23 Haziran’da da İstanbul tarihinde kırılması zor bir OY’la seçimi kazanan Ekrem İmamoğlu’nun, başarı hikayesin de birden fazla etkenin olduğu da gerçektir.

31 Mart yerel seçimlerini, 13. 806 oy farkıyla kazanmış olmasına rağmen, YSK,nın “sandık kurullarının usulsüz oluştuğu” iddiasıyla seçimi iptal etmesi, mazbatayı geri alması ve özellikle, aynı sandık, aynı zarf içinde yer alan dört oy pusulasından biri olan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçiminin iptal edilmesi tartışmalara sebep olmuştu.

Yeniden yapılan İstanbul seçimi için, Cumhur İttifakı gibi, Millet İttifakı da tam anlamıyla tüm kadrolarıyla alanlara inip, Ekrem İmamoğlu’nun kampanyasına katkı sundular.

23 Haziran İstanbul seçimi heyecanının hat safhada yaşandığı ilçelerden biri de Eyüpsultan’dı. 31 Mart yerel seçimlerin de 110.411 seçmenin onayını alan Ekrem İmamoğlu, 23 Haziranda oylarını, 125.766’ya çıkararak Eyüpsultan’da da tarihi bir rekor kırdı.

CHP ve İyi Partiden oluşan Millet İttifakı, 5 Mayıs YSK darbesi sonrası, İstanbul’un genelinde olduğu gibi, Eyüpsultan’da da tam anlamıyla bir seferberlik ilan etti.

Genel Merkezin talimatı ile, bütün Milletvekilleri, 31 Mart yerel seçimlerinde kazanılan belediyelerin Belediye Başkanları başta olmak üzere, toplumda karşılığı olan partili veya partisiz bütün simalar bu kampanyanın etkili birer parçası olarak çalışmalara katkı sundular.

Bununla birlikte, İstanbul’un diğer ilçelerinde de olduğu gibi, Eyüpsultan’da da partinin kurumsal kimliği dışında, Ekrem İmamoğlu’nun 17 Aralık 2018 tarihinden bu güne yürüttüğü kampanyanın yarattığı sinerji ile oluşan ve sayıları gün geçtikçe çoğalan, Ekrem İmamoğlu gönüllüleri 23 Haziran sürecinin lokomotifi oldular.

İlçelerin kurumsal kimlikleriyle yürütülmeye çalışılan ve çoğu dönem, bildiklerini bilenlere anlatıldığı, meydanlara kurulan çadırların etrafına sıkışan seçim kampanyasını, arka sokaklar taşıyanlar işte bu lokomotif güç olan, Ekrem İmamoğlu, gönüllüleridir.

Bu ve benzeri gerçekleri bilmeden, Eyüpsultan’da seçimi, şunun, bunun, onun sayesinde kazandık demek, veya denileni alkışlamak, körler sağırlar birbirini ağırlar atasözünün yansımasıdır.

Eyüpsultan’da seçime iki gün kala, Kemal Kılıçdaroğlu ve Ekrem İmamoğlu’nun katılımıyla yapılan miting başta olmak üzere, sandıkta Ekrem İmamoğlu’na oy veren 125.806 seçmenin tamamını CHP seçmeni olduğunu düşünmek, bu seçmene de “Eyüp Merkezde şununla, Alibeyköy’de bununla ulaştık” şeklinde algı yaratmak gelecek adına sakıncalıdır.

Eyüpsultan’da partinin kurumsal kimliği ile düzenlenen veya ziyaret edilen Dernek veya STK’lar da kaç kişi ile karşılanıldığı da ortadayken, hatta Eyüpsultan’da yürütülen seçim çalışmalarına destek vermek adına gelen Belediye Başkanları ve Milletvekillerinin hangi derneklere götürüldüğü de çok iyi bilinmekteyken, seçimi sunun, bunun ve onun sayesinde kazandık demek trajik komik bir durum yarattı.

Beşiktaş Sanatçılar Parkında verilen ve Eyüpsultan’da faaliyet sürdüren karşı mahallenin seçmeni üzerinde etkisi olan 40 tan fazla derneğin katılımı ile yapılan etkinlik dışında, karşı mahalle seçmenine ulaşmak adına yapılan çalışmalar var mıdır? Ve hangisidir?

Özlem Çerçioğlu, namı diğer Topuklu Efe olan, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı’nın katıldığı, Brezalılar Derneğinde, CHP örgütü dışında üç en fazla beş kişi tarafından karşılandığını, Dernek Başkanının gelen misafirin kim olduğunu ve nerenin belediye başkanı olduğunu bilmemesi hadisesi daha hafızamızdaki yerini korurken, ve ardından daha etkili bir çalışma programı oluşturmak yerine, ikna edilmesine ihtiyaç varmış gibi, Çerçioğlu’nu, Alibeyköy Pir Sultan Cem Evine götürülmesi de ayrı bir trajedidir.

AKP’nin 25 yıldır yarattığı enkaz, ötekileştiren dili, 5 Mayıs tarihinde 5’li çetenin demokrasiye yaptığı darbe, yaşanan ekonomik kriz ortamında, Genel Merkez’in başta aday profillerinde ki doğru kararlar, ardından Ekrem İmamoğlu’nun toplumda yarattığı hoşgörü ve birliktelik duygusu karşılık bulmuş, artı olarak onurlu bir duruş sergileyen HDP seçmeni ile birlikte CHP’nin örgütünün de katkı sunmasıyla, Eyüpsultan ve İstanbul kazanılmıştır.

Dar alanda kısa paslaşmalar şeklinde, birilerini özellikle nokta çalışma yapan birileri ile, kabul etsek de etmesek de yaşadığımız 31 Mart süreci ve sonrası seçmen nezdinde en üst düzeyde karşılığı olan, 23 Haziran gününe kadar alanlardan kendisini geri çekmeyen Belediye Başkan adayını bu hikayenin tamamen dışında bilinçli olarak tutmaya kalkışmak, Eyüpsultan gerçekliğinden uzak olduğunun resmidir.

SÖZÜN ÖZÜ

Ekrem İmamoğlu’nun, “Seçimi bir kişi, bir parti, bir grup, bir kesimin değil bütün İstanbulluların, bütün Türkiye’nin kazandığını” vurgulamasına karşın kimse çıkıp ta seçimi biz bunların sayesinden kazandık demesin. İstanbul seçmeni yaşananları kabul etmemiş, 23 Haziran’da haklı olanın hakkını kendisine kendi eliyle teslim etmiştir.

32. Gün Haber / Deniz SEVÜK

Sosyal Medyada Paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir