Örgüt toplantısı mahremiyetine zarar vermemesi adına dün yaşananları yazmamak konusunda da bir eğilim içindeydim.

Lakin sosyal medya ağının bu kadar etkili ve gereksiz kullanıldığı bir zamanda dün yaşananlar hakkında yapılan paylaşımlar, kendilerini haklı çıkarmak adına başkasını hakkında yapılan suçlamaları da görüp ve üstüne o toplantıya katılamayan bir çok kişinin de beni arayarak “bu böyle mi dedi, şu şöyle mi dedi “ sorularından da kurtulmak adına örgüt toplantısının mahremiyetini de gözeterek bir özet geçilmesi gerektiğini düşünüyorum.

Yazımızın sonunda not olarak belirteceğimiz sözü ilk başta belirtmek isterim ki, birazdan okuyacağınız yazıda ismi geçen herkesin cevap hakkının da bizde saklı olduğunu, istediği zaman buradan cevap hakkını kullanabileceğini de belirtmek istiyorum.

Parti içi örgüt toplantılarının varlık sebepleri, yaşanan süreçler ile ilgili olarak partilerin taşıyıcı lokomotifi olan örgütü bilgilendirmek ve gerektiğinde de öz eleştiri mekanizmasını devreye koyup, parti örgütüne hesap vermektir.

Mecazen bir anlatımla anlatmak gerekirse, “ başarıda madalyayı boynuna takmaya en yakın baş, başarısızlık sonucunda vurulmaya en yakın baş’tır”

Yerel seçimleri kazanılmış olsaydık, bu hikayenin baş mimarları, Belediye Başkan adayı Emel BİLENOĞLU ile İlçe Başkanı Sinan AKÇİÇEK olacaklardı. Tıpkı 23 Haziran seçiminde sonra asılan “TEŞEKKÜRLER EYÜPSULTAN “ afişlerinde Ekrem İMAMOĞLU ile birlikte Sinan AKÇİÇEK’in olduğu gibi.

Yaşanan başarısızlık durumunda da bu iki kişinin, bir öz eleştiri realitesi ile CHP Eyüpsultan örgütüne sağlıklı ve realist bir hesap verirlilik içine girmeleri beklenmektedir.

Lakin, içinde insan olan hatta birden fazla insanın olduğu bir sürecin sonunda alınan veya alınmış başarısız sonucu, bir bütün olarak iki kişiye yüklemek ve buradan sıyrılmaya kalkışmak ta çok insani bir davranış olmamakla birlikte ahlaki de değildir. Sezen AKSU’nun dediği gibi “ masum değiliz hiç birimiz”

Dün Eyüpsultan İlçe Başkanlığında yapıldığı iddia edilen “örgüt toplantısı” olması gereken bir örgüt toplantısıyla, uzaktan veya yakında alakasının olmadığını belirtmekle başlamak belki de en doğrusudur.

Karşıt fikirlerin çatıştığı, ortak aklın hakim olduğu ve günün sonunda bir dayanışma ruhu ile sonuçlanması gereken örgüt toplantısı, Eyüpsultan’da parti içi kutuplaşmanın tavan yaptığı, hakaretlerin havada uçtuğu, bir mahalle kavgasına dönmesi hiçte hoş bir durum yaratmamıştır.

İl başkanlığınca görevlendirilmiş ve toplantıya gözlemci olarak katılan il başkan yardımcılarının dün yaşananlar la ilgili olarak tuttukları bir rapor ve devreye koyacakları bir disiplin sürecinin olmasını beklemek yanlış bir beklenti olmasa gerek.

Parti içi örgüt toplantısında konuşulması gereken bir çok konu ve gerçeklik, bilinçli bir şekilde gündem dışına bırakılmak istenmişçesine tartışmalar çıkarılmış ve toplantının erken, verimsiz ve en önemlisi yerel seçim süreci ile başlayan parti içi kutuplaşma tavan yapmış haliyle sonlandırılmıştır.

Meclis üye listelerinin haklı olarak konuşulduğu bir toplantıda, gönül isterdi ki, aylar önce bir aday adayının adaylaşması karşılığında listenin tamamının nasıl birine teklif edildiğini de konuşabilseydik.

Meclis üyesi listesine girmediği için, 31 Mart yerel seçim çalışmalarında kendilerini alanlardan geri çeken kimi şahsiyetlerin de, kendilerini ve varsa haklı sebeplerini dinlemek isterdik.

CHP Eyüpsultan Belediye Başkan adayının belli olduğu günden meclis üyeleri listesinin ilçe seçim kuruluna verildiği güne kadar ki kısa zaman içinde, İlçe Başkanını düşürmek adına ilçe yöneticilerinin yaptığı toplantıları ve topladıkları yeterli imza olmasına karşın neden vazgeçtiklerini de duymak isterdik.

Bu kadar çokça tartışılan meclis üyesi listesinin kimin veya kimlerin hangi sıfatla yazdığını, değiştirdiğini ve listelere giren meclis üyelerinin de hangi kıstaslar gözetilerek yazıldığını nedenleriyle birlikte bir açıklanmasını beklerdik.

Bunların konuşulması gereken bir örgüt toplantısında, üyesine şarlatan diyen bir ilçe başkanı, ilçede temsiliyetin en üst makamı olan ilçe başkanlığı makamında oturan ilçe başkanına saldıran partililer, milletvekilliği dışında hiçbir vasfı bulunmayan birinin haddini de aşarak bütün bir ilçe örgütüne ayar çekmesi, kendisine yapılan eleştiriye tahammülü olmayan bir belediye başkan adayı ile “bugün burada bir örgüt toplantısı olacak ve biz 31 Mart seçimlerini neden kaybettiğimizin gerçek sebep ve analizlerini öğreneceğiz “diyerek şaşkınlıkla bekleyen gerçek örgüt üyelerini gördük.

Hararetli geçen 31 Mart yerel seçimi ve sonrasında yaşanan 23 Haziran seçimlerinin ardından katılımın yüksek olunacağı bilindiği halde, ilçe başkanlığında bulunan ve örgüt toplantısı için yeterli olmayan salonda toplantının yapılması, çıkabilecek tartışmalara davetiye çıkarmakla eş anlamlı bir hareketti.

Dün yaşananlar, CHP Eyüpsultan örgütüne nasıl hesap verilmeyeceğinin en güzel örneği olarak tarihteki yerini alan bir durumdu.

Dün yaşananlar, mahalle delege seçimi ile başlayacak ve genel başkan seçimi ile sonlanacak parti için seçimlerine hazırlık vasfını da taşıyan bir prova gibiydi.

Canan KAFTANCIOĞLU’nun  tekrar girmeyi düşünmesi durumunda, çok güçlü bir şekilde gireceği ve yüksek muhtemelle kazanacağı İl Başkanlık yarışında il kadrolarına kendilerine yakın birilerini sokma gayreti içinde olan ve bunun için her şeyin mubah gören bir anlayışı gördük.

İki saatlik bir örgüt toplantısında sanki her şey sağlıklı konuşulmuş ta bir o kalmış gibi 3 kere dakikalarca “yapılacak iş başvurularının yeri ve onayı ilçe başkanlığıdır” şeklinde bir sopanın örgüt üyeleri üzerinde dolaştığına da şahitlik ettik.

Her şeyi gördük, şahitlik ettik de bir şeyi anlamadık.

Futbol takımları arasındaki kutuplaşmanın forma satışlarına olumlu yöndeki etkisini biliyorduk lakin parti içi kutuplaşmanın kime ve neye artı yönde etkisi olacağını maalesef ki bilemedik.

Birinin veya birilerinin çıkıp ta bu sorumuza cevap vermesini bekliyoruz.

Sosyal Medyada Paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir