Düşüncelerinizle partiniz ne kadar aynı doğrultuda olursa olsun, partiye ne kadar faydanız dokunacaksa dokunsun, siz ne kadar doğru, dürüst, güvenilir bir insan olsanız dahi; delege olabilmeniz için mahallenizdeki partililerinizle aranızı iyi tutun. Yoksa delege olamazsın” parti anatomisine hakim birinin kullanmış olduğu sözlerle yazıya başlamak beklide en doğrusu.

Yine çok önemsediğim sözlerden biri ise “ bu partide genel başkan olmak kolaydır. Lakin delege olmak zordur” sözüdür

Deniz SEVÜK

Bu kadar önemli bir unvana sahip olan delegeliğin aynı zamanda kişinin kendi hür iradesinden uzak, parti içi gurupları yöneten kişilerin işareti ile hareket eden vasıfsız elemanlarmış gibi lanse ediliyor olması acı olmakla beraber, gerçeklerden uzak bir durumdur.

Delegenin verdiği kararda sorun arayanlar, parti içi seçimlerde kullanılan anti demokratik uygulamaları bilinçli olarak es geçmekteler.

Demokrasiyi içselleştirmiş ve pratiğinden hareketle sonuca giden yolda, sağlıklı çözümler elbette bulunmuştur. Bu da, daha iyisi bulunana kadar en ideal yol ve çözümün, Çarşaf Liste olduğunu bizlere gösteriyor.

Olağanüstü bir durum olmaması durumunda, iki yılda bir yapılan ve delegasyon seçimi ile başlayan parti içi seçimlerinde, Çarşaf Liste taleplerine karşın yıllanmış klişe olan;

  • Örgüt yapısı buna uygun değildir,
  • Oy tasnifi ve sıralamanın saptanmasın Blok listeye oranla daha uzunca bir süreyi gerekmektedir,

Argümanlarına sığınarak savunma yapmak tatlı su demokratlığından başkaca bir şey değildir.

Yüzde bir’in üzerinde oy alan partiler arasında, parti içi demokrasinin en iyi uygulandığı parti Cumhuriyet Halk Partisidir demek, kötünün iyisidir demekten öte bir şey değil.

Oysa ki parti tüzüğünde, parti içi demokrasinin daha şeffaf uygulanabileceği yollar mevcutken bunu kullanmamak ve özellikle bundan kaçınmak günü kurtarıyor olsa da gelecek adına kaygı verici bir durumdur.

Bu söylem ve durumun devam etmesi veya ettiriliyor olmasının altında yatan sebeplere baktığımızda da;

Baron ve Delege Ağası olarak adlandırılan parti içi egemen gurupların, Blok liste devamındaki ısrarları, rant (güç) kapısı olarak gördükleri konumlarının değişecek siyasal atmosferle beraber yok olup gitme endişesi içinde olduklarını görmekteyiz

Karşılıklı çıkarlar ve hatırlar üzerine kurulmuş bu oyunda, ver kızı al papazı pazarlıklarıyla ittifaklar kurarak hayatta kalanlar, çarşaf liste de bu pazarlık paylarının yok olmasından korkuyorlar.

Çarşaf ve Blok Liste nedir? Kısaca anlatmak gerekiyorsa;

Blok Liste yönteminde; Başkan adayları, kendine yakın ve rahat yöneteceği ve karşılıklı beklentilerin de içinde barındığı bir esasa dayalı ilişkilerle belirlediği kişilerle oluşturduğu listenin tamamına oy verilir.

Çarşaf Liste uygulamasında, Seçici kişiler (Üyeler/delegeler) kendi özgür iradeleriyle oy kullanıp çarşafta adları belirlenmiş olan kişilerden dilediklerine oy verirler. Başkan adaylarının listesine yazdığı ancak oy kullananın hiç de beğenmediği kişiler böylece oy alamamış olur. Seçicilerin teveccühüne mazhar olmuş kişiler aldıkları oy oranlarına göre sıralamaya girer, asil ve yedek olarak seçilenler aldıkları oy miktarıyla oluşan yönetimlerde konumlanırlar.  

Hiçbir başkanın listesinde bulunmadığı halde sevilen ve kendini bağımsız olarak gösteren kişilerin de yönetime girme ihtimalleri mevcuttur.
 
Çarşaf liste uygulamalarında bir de ‘Anahtar Liste Usulü’ vardır. Çok duyulan ve kullanılan bir yöntemdir ki; Başkan Adayları Ekip olarak çalışmayı öngördüğü kişilerin adlarını bir liste olarak bastırıp seçici üye ve delegelere dağıtır. Seçiciler bu listelere bağlı kalırlar ya da bağlı kalmaksızın bütün listelere göz önünde bulundurup her listelerdeki kendi kriterlerine göre uygun gördüğü kişilere oy verir. Her ne kadar Blok Listede bir dayatma olsa da, Çarşaf liste de anahtar liste uygulaması dâhil edilse bile bir dayatma zorlama söz konusu değildir.
 
Blok listede bir dayatma zorlama olduğu için üyelerce hiç sevilmeyen ve tanınmayan kişiler yönetimlere seçilmektedir. Anahtar liste dâhil edilse bile çarşaf liste uygulamasında sevilmeyen, tanınmayan kişilerin seçilme şansı hemen hemen hiç yoktur.

Blok Liste, Başkanın çalışacağı ekibi kendi seçme hakkını tanıdığı için daha uyumlu bir ekip çalışması yapılacağı, daha verimli olunacağı tezi savunulsa da, yaşadığımız deneyimler de görülüyor ki bu hiç de öyle değildir.  

Çıkarları değişen insanlar günü birlik çıkarları istikametinde tavır ve konum alabilmektedirler. Hatta aynı listede blok olarak seçilen kurulların kısa sürede bir birbirine düştüklerini, istifaların olduğunu,  istifalar sonucu yönetimlerin düştüklerini ya da uyumsuzluk ve kavgalarının sonucu yönetimden bile alındıklarını çok tanık olmuşuzdur.
 
Çarşaf Listede, partideki tüm kişiler alınan oylara ve oluşan sıralamaya saygı gösterip içine sindirir. Blok liste ise ayrıştırıcı ve gruplanmaya elverişlidir. Parti içi husumetlere neden olmaktadır.  Bir oy fark ile bir listenin kazandığı çok görülmüştür.  Yine görülmüştür ki bir oy fark ile kazanan taraf zafer kazanmış edasıyla tavırlara bürünürken kaybeden taraf ise bir sonraki seçime kadar partiye bile uğramadığı gibi mevcut yönetimi hırpalamak için türlü dedikodularla yönetime gelmiş tarafı hırpalamaktadır.

Çarşaf listedeyse oluşan yönetimlere saygı duyulur, dağılma, kırılma, ayrışma ve en önemlisi de husumet oluşmaz. Anahtar listeler kolaylıkla delinir. Sevilen sayılan işinin ehli kişiler bağımsız olarak aday olsa bile yönetimlere gelebilirler.
Her ne kadar farklı liste ve gruplardan gelen kişilerden oluşan yönetim, başkanın işini zorlaştıracağı, ekip ruhunu kıracağı gibi tezler savunulsa da, özünde bu mantık yanlıştır. Parti yönetimleri daha bilgili, donanımlı kişilerden oluşacaktır. Başkan adayları da böyle bir yönetim kuruluyla çalışmayı önceden göze alacaktır. Kişiler Parti tabanı olan örgütten aldığı güven ve destek ile hareket edecekleri için davranış ve tutumlarında öz sorumluluk içinde hareket edeceklerdir.
Yüzde birin üzerinde oy alan partiler arasında, parti içi demokrasinin en iyi şekilde uygulandığı parti Cumhuriyet Halk Partisidir demek için, parti içi demokrasinin yeşermesi, güvenilen, sevilen ve sayılan kişilerden oluşmuş yönetimlere sahip olması ve yıllardı iktidarın namzedi olmaktan kurtulup iktidarın kendisi olmak istiyorsa yegane yolu kendin üye ve delegesine güvenmekten geçmektedir.

Bu da kesinlikle Çarşaf liste yöntemini yaşama geçirmemizle ve hatta zorunlu kılmamızla mümkündür!

Sosyal Medyada Paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir