Eyüpsultan Belediyesinde Usulsüzlükler: VARAN 4

Eyüpsultan Belediyesi 2018 Yılı Sayıştay Denetim Raporunun her sayfasında bir usulsüzlük bir yolsuzlukla karşılaşıyoruz.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı WhatsApp-Image-2020-01-15-at-21.33.17-2.jpeg

Belediye taşınmazlarının mevzuata aykırı bir şekilde vakıflara bedelsiz verilmesi, Araç kiralamada yapılan usulsüzlükler,  Gecekondu Fonunda yer alması gereken milyonlarca TL’nin cari işlemlerde kullanılması, Özel Kalem Müdürlüğü üzerinde kendilerine yakın birilerini işe alıp 2 ay sonrasında Memuriyet Sınavından kurtarıp başka belediyelere, İçişleri Bakanlığına ve TBMM’ye geçici personel olarak işe alınması gibi bir yığın usulsüzlük ve yolsuzlukla karşı karşıyayız.

Sayıştay Raporunun 56,57,58 ve 59. Sayfalarında tespit edilen bulgu ise, Başkan Yardımcısı ve Müdür Kadrolarına Mevzuata Uygun Olmayan Görevlendirmelerin Yapılması başlığı altında toplanmış.

Sayıştay Raporunda; Mevzuata aykırı görevlendirmeler nedeniyle memurlar eliyle yürütülmesi gereken asli ve sürekli nitelikteki bazı görevlerin sözleşmeli personel tarafından yürütüldüğü bu suretle norm kadroda öngörülen kadro sayısının fiilen aşıldığı ve yetki-sorumluluk dengesi ile liyakat ve eşitlik ilkelerinin zedelendiği görülmüştür.

EYÜPSULTAN BELEDİYESİ 2018 YILI SAYIŞTAY DENETİM RAPORUNDAN

BULGU 15: Başkan Yardımcısı ve Müdür Kadrolarına Mevzuata Uygun Olmayan Görevlendirmelerin Yapılması

Mevzuata aykırı görevlendirmeler nedeniyle memurlar eliyle yürütülmesi gereken asli ve sürekli nitelikteki bazı görevlerin sözleşmeli personel tarafından yürütüldüğü bu suretle norm kadroda öngörülen kadro sayısının fiilen aşıldığı ve yetki-sorumluluk dengesi ile liyakat ve eşitlik ilkelerinin zedelendiği görülmüştür.

Belediyede istihdam edilebilecek personelin atama ve diğer özlük işlemlerine ilişkin düzenlemeler, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda yer almaktadır. Anılan Kanun’un istihdam şekillerinin düzenlendiği 4’üncü maddesinde yapılan memur tanımından da anlaşılacağı üzere, asli ve sürekli kamu hizmetlerinin memurlar eliyle yürütülmesi gerekmektedir.

Mezkûr Kanun’un 33’üncü maddesinde, memur çalıştırılması kadro koşuluna bağlanmıştır. Kadro cetveli, bir kamu idaresinin yükümlü olduğu kamu hizmetlerinin ifası için istihdam edebileceği personel sayısı, niteliği ile bu kadrolara atanan kişilerin yetkileri, sorumlulukları ve haklarına ilişkin bilgi sunan bir belgedir. Diğer bir ifadeyle kadro cetveli, kamu idaresinin istihdam edebileceği personelin sayı ve nitelik olarak sınırını çizmektedir. Belediyelerde bu sınıra ilişkin düzenleme, Belediyeler ve Bağlı Kuruluşlar ile Mahalli İdare Birlikleri Norm Kadro İlke ve Standartlarına Dair Yönetmelik’in eki cetvellerinde yer almaktadır.

Belirlenen kadrolara atanan kişiler, kadronun gerektirdiği hizmeti yürütme yetki ve sorumluluğuna sahiptir. Hizmetin gereği gibi ifasını sağlamak üzere üst görevlere atamalarda aranacak şartlar, 657 sayılı Kanun’un 68’inci maddesi ile Mahalli İdareler Personelinin Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Esaslarına Dair Yönetmelik’te ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Asli ve sürekli hizmetlerin bu şartları taşıyan personel eliyle yürütülmesi hem etkinliğin artmasına hem de liyakat ilkesinin tesis edilmesine katkı sunacaktır.

Şartları taşıyan kişilerin ilgili kadroya asaleten atanarak görevi ifa etmeleri esas olmakla beraber anılan Kanun’un 86’ncı maddesinde, kadro tahsis edilen kişinin geçici olarak ayrılması veya boş kadro olması halinde hizmetin vekâleten gördürülmesine de imkân tanınmıştır. Bahse konu olan maddede dolu kadronun geçici olarak boşalması durumunda kurum içinden, başka bir kurumdan veya açıktan vekil atanabileceği; buna karşın boş kadroya sadece memur atanabileceği ifade edilmiştir.

Kanun’da düzenlenmemekle beraber asilde aranan şartları taşıyan asil veya vekil memur bulunamadığı takdirde hizmetin aksamadan yürütülebilmesi amacıyla 17.05.1987 tarih ve 19463 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 99 Seri No.lu Devlet Memurları Kanunu Genel Tebliği’nde tedviren görevlendirmenin yapılabileceği belirtilmiştir.

Özetle kamu idaresinin asli ve sürekli hizmetlerini memurlar eliyle yürütmesi esastır. Kanun’da ve Genel Tebliğ’de öngörülen istisnai nitelikteki vekâlet veya tedviren görevlendirmeye sadece mevzuatta öngörülen şartların oluşması halinde başvurulması gerekmektedir. Bu uygulamaların belirlenen kadro sayısının aşılması veya şartların bertaraf edilmesinde bir araç olarak kullanılması imkân dâhilinde değildir.

Ancak yapılan incelemelerde aşağıda özetlenen hususlar tespit edilmiştir:

  • Dolu olmasına rağmen müdür ve başkan yardımcılığı kadrolarına vekâleten veya tedviren görevlendirme yapıldığı görülmüştür. Resmi olarak atanan kişilerin pasif olarak tanımlandığı ve kadronun gerektirdiği hizmetleri ifa etmediği, buna karşın mevzuata aykırı olarak görevlendirilen personelin söz konusu hizmetleri yürüttüğü anlaşılmıştır. Mevzuatta dayanağı olmayan aktif-pasif personel uygulaması, aynı zamanda Yönetmelik’te belirlenen kadro sayısının fiilen aşılmasına da sebep olmaktadır. Nitekim norm kadroda 5 başkan yardımcısı öngörülmüş iken fiili durumda 7 personelin başkan yardımcısı; 22 müdür kadrosuna karşılık ise 24 personelin müdür olarak görev yaptığı tespit edilmiştir.
  • Aktif olarak görevlendirilen bir başkan yardımcısının lise mezunu olması nedeniyle kadronun gerektirdiği şartları da taşımadığı görülmüştür. Nitekim birinci dereceli başkan yardımcılığı kadrosuna atanabilmesi için kişinin, 657 sayılı Kanun’un 68/B maddesinde öngörülen; 10 yıllık hizmetinin bulunması ve yükseköğrenim görmesi şartlarını taşıması gerekmektedir.
  • Asli ve sürekli nitelikte olan ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 49’uncu maddesinde sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek personel arasında sayılmayan başkan yardımcılığı ve müdürlük hizmetlerinin, tedviren görevlendirme ile sözleşmeli personel eliyle yürütüldüğü görülmüştür. Belediyede memurlar eliyle yürütülmesi gereken bir başkan yardımcılığı ve dört müdürlük kadrosunda öngörülen hizmetler, sözleşmeli personel tarafından icra edilmektedir.

Atama işlemi, personelin hak ve yükümlüklerine ilişkin sonuç doğuran aynı zamanda kamu hizmetinin ifası için de yetki veren hukuki bir işlemdir. Bu nedenle hukuken atanan kişinin pasif olarak tanımlanması ve bu kişiye tanınan yetkinin mevzuata aykırı görevlendirilen kişilerce kullanılması, tesis edilen işlemlerin sıhhatini de etkileyecek niteliktedir. Bu görevlendirmelerin harcama yetkisini de haiz olan müdür kadrolarında uygulanması, mali yönetim sistemindeki yetki-sorumluluk mekanizmalarını da zedelemektedir. Nitekim bu durum, harcama yetkisinin birime atanan en üst yönetici tarafından değil de mevzuata aykırı olarak görevlendirilen kişi tarafından kullanılması sonucunu doğurmaktadır.

Ayrıca mali yönetimin bir diğer önemli unsuru olan muhasebe hizmetinin de, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun 62’nci maddesinde aranan şartları taşıyan personelin başka birimde pasif müdür olarak görevlendirilmesi nedeniyle, muhasebe yetkilisi sertifikası olmayan personel eliyle yürütüldüğü görülmüştür.

Sonuç olarak hem kamu hizmetinin daha etkin sunulması hem liyakat ilkesinin tesis edilmesi hem de yetki-sorumluluk dengesinin zedelenmemesi için atamaların mevzuata uygun olarak yapılması ve istisnai nitelikte olan ve koşullara bağlanan görevlendirmelerin mevzuatta öngörülen kadro sayısı ve şartları aşma sonucunu doğuracak şekilde kullanılmaması gerektiği değerlendirilmektedir.

Kamu idaresi cevabında; özetle, kamu hizmetini etkin, verimli ve amacına uygun bir şekilde yürütmekle mükellef bulunan idarenin, bu amacın gerçekleşmesinde aktif rol oynayan kamu görevlileri üzerinde belli tasarruflarda bulunabileceği, kamu çalışanlarının aynı hizmet örgütü içinde birim müdürlüğü ve üstü yönetici kadrolarına görevlendirilmesinde göz önünde tutulacak amacın kamu hizmeti olduğu, kamu yararının sağlanması amacıyla üstlendiği kamu hizmetini en iyi şekilde yürütmek zorunda olan idarenin kamu hizmetinin düzenli ve gereğine uygun bir şeklide yürütülmesi zorunluluğu arasında denge kurma ihtiyacı hissettiği durumlarda görevlendirme yapılabileceği, yapılan görevlendirmelerin kamu yararı amacıyla acil ihtiyaca binaen Başkanın yazılı talimatı ile personelin eğitim düzeyi, yöneticilik tecrübesi gözetilerek yeni görevlendirmeler olana kadar geçici olarak yapıldığı, idari hizmet sözleşmesi ile çalıştırılan personelin daimi statüde çalıştırılabileceği yasa ile güvence altına alındığından yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu ayrıca emeklilik süresi dolmuş müdürün yerine aynı birimde 25 yıllık tecrübe sahibi ve genç personelin görevlendirildiği ve anılan personelin muhasebe yetkilisi sertifikası alma girişimi olduğu ancak uzman kadrosunda bulunması ve Mali Hizmetler Müdürü kadrosunun da dolu olması nedeniyle sertifika imtihanına katılamadığı ifade edilmiştir.

Sonuç olarak İdare tarafından verilen cevapta, kamu hizmeti sunmak amacıyla idarenin kamu görevlileri üzerinde belli tasarruflarda bulunabileceği, müdür ve üstü kadrolara yapılan görevlendirmelerde kamu hizmetinin en iyi şekilde görülmesinin amaçlandığı ve bu doğrultuda personelin nitelikleri göz önünde bulundurularak Başkan tarafından geçici süreliğine görevlendirmelerin yapıldığı ifade edilmiştir. Ancak ayrıntılarına bulguda yer verildiği üzere mevzuatta; asli ve sürekli nitelikteki kamu hizmetlerinin memurlar eliyle yürütüleceği, istisnai nitelikteki vekâlet veya tedviren görevlendirmeye sadece mevzuatta öngörülen şartların oluşması halinde başvurulabileceği hükümleri yer aldığından söz konusu görevlendirmelerin mevzuatın öngördüğü koşulları bertaraf edemeyeceği açıktır. Dolayısıyla, salt kamu kamu hizmetinin en iyi şekilde ifası, kadro sayısının aşılması ile asli ve sürekli nitelikte olan müdür ve üstü kadroların sözleşmeli personel eliyle yürütülmesine hukuki bir gerekçe oluşturmamaktadır. Diğer taraftan İdarece sözleşmeli personelin daimi statüde çalıştırılabileceğinin yasa ile güvence altına alındığı beyan edilmişse de 657 sayılı Kanun’un 4/B maddesinde sözleşmeli personel istihdamının mali yıl ile sınırlı olduğu açıkça hükme bağlanmıştır. Ayrıca verilen cevapta hâlihazırda muhasebe hizmetini yürüten personelin muhasebe yetkilisi sertifikası alma şartlarına neden haiz olmadığı açıklanmışsa da bulguda eleştiri konusu edilen husus, Kurumda sertifikası bulunan ve gerekli şartları taşıyan personel istihdam edilmesine rağmen bu hizmetlerin vekaleten sertifikası olmayan bir başka personele gördürülmesidir. Bu itibarla, bahse konu olan kadrolara yapılan görevlendirmelerin mevzuata uygun olmadığı yönündeki değerlendirmemiz devam etmektedir.

DEVAM EDECEKTİR

32. GÜN HABER

Sosyal Medyada Paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir