Eyüpsultan Belediyesinde Usulsüzlükler: VARAN 6

Eyüpsultan 2018 Yılı Sayıştay Denetim Raporunda tespit edilen usulsüzlüklerden biri de Raporun 29,30,31,32 ve 33 sayfalarında yazılı olan BULGU 2: İhale Süreçlerinde Rekabet Koşullarını Engelleyecek Uygulamaların Bulunması bölümün de yer alan usulsüzlükler.

Bu görsel boş bir alt niteliğe sahip; dosya adı WhatsApp-Image-2020-01-15-at-21.33.17-2.jpeg

İhtiyacın ihale tamamlanmadan piyasadan karşılanması ve ihale sürecinin mevzuatta öngörüldüğü şekilde yürütülmemesi nedeniyle rekabet ilkesinin zedelendiği ve söz konusu uygulamaların, ihaleye katılımı kısıtlayarak kaynakların verimli olarak kullanımının engellendiği bu sebeple kurumun çok ciddi bir şekilde zarara uğratıldığı tespitleri yer almakta.

Sayıştay Denetim Raporunda ayrıca, ihale konusu bir işin ivedilik gerektirdiği gerekçesiyle ihale tarihinden önce tedarikçi ile anlaşılarak yaptırıldığı, ihalenin sonradan yapılarak sözleşmeye bağlandığı, bu ihalelerinde, kendisinin belirleyip görüştüğü firmalar ile anlaşma yaptığı, bu nedenle rekabet ilkesinin bozulduğu, bağımsız bir şekilde yapılmaması sebebiyle de denetlene bilirliğin engellendiği tespit edilmiş.

EYÜPSULTAN BELEDİYESİ 2018 YILI SAYIŞTAY DENETİM RAPORUNDAN

BULGU 2: İhale Süreçlerinde Rekabet Koşullarını Engelleyecek Uygulamaların Bulunması

İhtiyacın ihale tamamlanmadan piyasadan karşılanması ve ihale sürecinin mevzuatta öngörüldüğü şekilde yürütülmemesi nedeniyle rekabet ilkesinin zedelendiği ve söz konusu uygulamaların, ihaleye katılımı kısıtlayarak kaynakların verimli kullanımını engellediği görülmüştür.

Kamu kurumlarının yapacakları ihalelerde uymakla yükümlü olduğu temel ilkeler, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 5’inci maddesinde düzenlenmektedir. Buna göre idareler, ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur. Nitekim anılan Kanun’da öngörülen ihale süreçleri de bu ilkeleri karşılayacak şekilde tasarlanmıştır. Dolayısıyla mezkûr Kanun hükümlerine aykırılık teşkil eden uygulamalar aynı zamanda temel ihale ilkelerinin zedelenmesine de sebep olmaktadır.

Öte yandan görevlilerin ceza sorumluluğuna ilişkin hükümlerin yer aldığı 4734 sayılı Kanun’un 60’ıncı maddesinde, 5’inci maddede belirtilen ilkelere aykırı olarak ihaleye çıkılmasına izin verenler ve ihale yapanlar hakkında ilgili mevzuatları gereğince disiplin soruşturması, fiil ve davranışların özelliğine göre ceza kovuşturması yapılacağı ve zararların genel hükümlere göre tazmin ettirileceği hüküm altına alınmıştır.

Bahse konu ilkelerin tesis edilmesinin ilk koşulu, Kanun’un 2’nci maddesinde öngörüldüğü üzere kapsama dâhil kamu idarelerinin alımlarının bu mevzuat çerçevesinde gerçekleştirilmesidir. Ancak yapılan incelemelerde aşağıdaki hususlar tespit edilmiştir:

A) İşin ihale tamamlanmadan piyasadan karşılanması

İhale konusu bir işin ivedilik gerektirdiği gerekçesiyle ihale tarihinden önce tedarikçi ile anlaşılarak yaptırıldığı, ihalenin sonradan yapılarak sözleşmeye bağlandığı görülmüştür. Anılan Kanun’un 22’nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ivedilik gerektiren durumlara ilişkin münhasır düzenlemeye yer verilerek pazarlık usulünün kullanımına imkân tanınmıştır. Dolayısıyla İdare tarafından ortaya konan gerekçenin hukuki bir dayanağı bulunmamaktadır.

Söz konusu uygulamanın varlığı, idarenin ihale süreçlerinden bağımsız olarak yalnızca kendisinin belirleyip görüştüğü firma ile anlaşması açısından rekabetin bozulmasına neden olmakla birlikte, işin ihale şartnamelerinden bağımsız bir şekilde yapılmasına dolayısıyla denetlene bilirliğin engellenmesine de yol açmaktadır.

B) Pazarlık usulünün mevzuata aykırı bir şekilde kullanılması

Kanun’un 5’inci maddesinde öngörülen temel ihale usulleri olan açık ihale ve belli istekliler arasında ihale usulleri mezkûr maddede ortaya konan temel ilkeleri azami düzeyde sağlayacak niteliktedir. Öngörülen diğer ihale usullerinin uygulanması, rekabet ilkesini zedeleyebileceğinden istisnai olarak Kanun’da belirli şartların vuku bulması hali ile sınırlandırılmıştır. Bu nedenle İdarece yaygın olarak kullanıldığı görülen pazarlık usulünün anılan Kanun’un 21’inci maddesinde sayılan şartların oluşması halinde kullanılması gerekmektedir. Ancak aşağıda açıklandığı üzere İdarenin bu usulü, koşullar oluşmadan ya da süreci koşulların oluşmasını sağlayacak şekilde yöneterek kullandığı görülmüştür:

  • Anılan maddenin önceden öngörülemez ivedi durumlara münhasır düzenleme yapan (b) bendinin, Belediye tarafından süreci mevzuata uygun olarak yürütülemeyen ve bu nedenle de ihtiyacın zamanında karşılanması hususunda ivedi hale getirilen ihalelerde de uygulandığı anlaşılmıştır. Bu uygulama neticesinde; kültür-sanat organizasyonları, eğitim kursları, araç kiralama gibi plan dâhilinde ve geniş bir zaman diliminde karşılanabilecek hizmet alımlarında pazarlık usulü kullanılmıştır.
  • Yaklaşık maliyeti 225.403,00 TL’nin altındaki alımlar için pazarlık usulü kullanılmasına imkân tanıyan (f) bendinin, mevzuata uygun kullanılması için yaklaşık maliyetin doğru belirlenmesi önem arz etmektedir. Ancak Belediyenin bu parasal limitin altında kalmak amacıyla yaklaşık maliyeti, Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 8’inci maddesine aykırı biçimde, fiyat tekliflerinin aritmetik ortalaması yerine en düşük teklifi esas alarak belirlediği görülmüştür. Bu uygulamanın bütün ihalelerde değil de sadece yaklaşık maliyeti parasal limit tutarına yakın olanlarda görülmesi, İdarenin parasal limitin altında kalmak amacıyla hareket ettiği kanaatini güçlendirmektedir.

İlanın zorunlu olmadığı ve katılımın yalnızca idarenin davet ettiği isteklilerden sağlandığı pazarlık usulü, süreç gereği, rekabeti ve dolayısıyla kaynakların verimli kullanılması ilkelerini zayıflatmaktadır. Bu nedenle pazarlık usulünün yalnızca mevzuatta öngörülen koşullar oluştuğunda kullanılması gerekmektedir.

C) Şartnamelerin rekabeti engelleyebilecek hükümler içermesi

4734 sayılı Kanun’un 12’nci maddesinde şartnamelerde rekabeti engelleyecek hususlara yer verilemeyeceği ve fırsat eşitliğinin sağlanması gerektiği yönündeki düzenleme temel ihale ilkelerinin tesis edilmesi açısından önem arz etmektedir. Ancak yapılan incelemelerde aşağıda yer verilen hükümlerin şartnamelerde yer aldığı görülmüştür:

  • Kültür sanat organizasyonu hizmet alımı işinin idari şartnamesinde, isteklinin hem sinema yapımcısı hem de yayınevi olduğunu gösterir belgelerin ibrazı, yeterlilik kriteri olarak belirlenmiştir. Organizasyon işi doğası gereği sinema yapımcısı ve yayınevi olmayı (üstelik ikisini birden aynı anda) gerektirecek nitelikte değildir. Nitekim isteklilerden birisinin bu gerekçe ile şikâyet başvurusu üzerine ihale herhangi bir gerekçeli karar alınmaksızın iptal edilmiştir. İşin aksayacağı düşüncesi ile Kanun’un 21/b maddesine istinaden pazarlık usulü ile Ocak ve Şubat ayları için yeniden ihaleye çıkılmış, şartnameye tüm etkinliklerin Ocak ayı içerisinde sözleşme imzalandıktan sonra üç gün içinde başlayacağı hükmü konulmuştur. Teknik şartname incelendiğinde, hizmet kapsamında birçok ünlü isimle çalışılması mevzu bahis olduğundan hükmün rekabeti engelleyici olduğu düşünülmektedir.
  • Araç kiralama hizmet alımına, hem araç kiralama hem de kültür gezilerini kapsayacak şekilde çıkılmıştır. Anılan Kanun’un 5’inci maddesinde aralarında kabul edilebilir doğal bir bağlantı olmadığı sürece mal, hizmet ve yapım işlerinin bir arada ihale edilemeyeceği ifade edilmiştir. Birbirlerinin tamamlayıcı parçaları olmayan bu işlerin farklı uzmanlık gerektirdiği göz önünde bulundurulduğunda bu işler için tek ihaleye çıkılmasının rekabeti engelleyeceği ve işin sağlıklı bir şekilde ifasının önünde engel olabileceği değerlendirilmektedir.
  • Araç kiralama hizmet alımı ihalesinin idari şartnamesinde 56 araç için kendi mülkiyetinde bulunma zorunluluğu yeterlilik kriteri olarak belirlenmiştir. Kamu İhale Genel Tebliği’nin 9’uncu maddesinde ihalelerde, kendi malı olma şartının aranmamasının esas olduğu ifade edilmiştir. Şartnamede sayılan araçlar arasında kar küreme, hasta nakil aracı, mobil mutfak aracı gibi her firmanın envanterinde bulunması muhtemel olmayan ve İdarenin sürekli kullanmak durumunda kalmayacağı araçların olduğu da görülmüştür. Kendi malı olma şartının ancak işin gerektirdiği durumlarda istenebileceği göz önünde bulundurulduğunda, kar küreme ve mobil mutfak aracı gibi İdarenin sürekli kullanma ihtiyacı duymadığı araçlar için kendi malı olma şartı aramasının rekabeti engelleyici olduğu değerlendirilmektedir.

Sonuç olarak; ihale süreçlerinin, eşit muamele ve rekabetin sağlanması, kaynakların verimli kullanılması gibi temel ihale ilkelerinin tesisini teminen, anılan Kanun hükümleri çerçevesinde yürütülmesini sağlayacak bir sistemin kurulmasının ve aykırılıkların vuku bulması durumunda caydırıcı mekanizmaların işletilmesinin önem arz ettiği düşünülmektedir.

Kamu idaresi cevabında; “2018 Yılı Sayıştay Denetim Raporu’ndaki tavsiye ve önerileriniz dikkate alınarak 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu ve 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu doğrultusunda işlemlerin yapılmasına ve yürütülmesine dikkat edilecektir.” denilmiştir.

Sonuç olarak İdare tarafından verilen cevapta, bundan sonraki süreçte işlemlerin mevzuat hükümleri doğrultusunda tesis edileceği ifade edilmişse de denetim yılındaki hatalı uygulamaya ilişkin herhangi bir hukuki gerekçe gösterilmediğinden bulguda eleştiri konusu edilen hususlara ilişkin değerlendirmemiz devam etmektedir.

Sosyal Medyada Paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir