Gecekondu Halkı, HAK YEMEZ, HAKKINI DA YEDİRMEZ!

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından, Akşemsettin ve Çırçır mahallelerinde, kentsel dönüşüm adı altında bir projeyi hayata geçirmek istediğini, CHP Eyüpsultan ve İBB meclis üyelerince yerel medyaya müjde havasında servis edildi.

Bu bölgelerde yaşayan hak sahiplerinin gösterecekleri refleksi ölçmek adına yapılan haberler sonrası, ciddi sayılacak bir şekilde tepkiler doğdu.

Basına servis edilen bu haberlerin hemen sonrasında, 17 Ağustos’ta İBB Başkanı İmamoğluTwitter hesabında paylaştığı tveet, İBB’nin bölgeye ve bölgede ikamet eden hak sahiplerine bakışını da ortaya koyar nitelikteydi. Söz konusu tveet te konuşan Kiptaş AŞ. Genel Müdürü Ali Kurt, bölgede ikamet eden hak sahiplerini işgalci olmakla suçluyordu.

Yukarıda yaşanan her iki vaka ile ilgili olarak, İBB yetkileriyle ve bölgenin CHP meclis üyeleriyle yapılan görüşmelerde, tveet başta olmak üzere, servis edilen haberlerin yanlış anlaşıldığı, bölgede ikamet eden hak sahipleriyle görüşülmeden herhangi bir projenin hayata geçmesinin mümkün olmayacağını ifade ettiler.

Kısacası, İBB bölgedeki halkı yok sayarak bir proje geliştirmek istiyor, bölgedeki hak sahiplerinin tepkilerini gören meclis üyeleri ise durumu kurtarmak adına gerçek olmayan bilgiler paylaşıyordu.

OYSA GERÇEKLER ÖYLE DEĞİL

İstanbul’da ikamet eden ve gün içerisinde Metro kullanan her bir vatandaşın da gördüğü üzere, İBB bölgede 50 yıldır ikamet eden hak sahiplerini ve 31 Mart öncesi imzaladığı taahhütnameyi de yok sayarak rant odaklı bir proje planlıyor.

Metro yolculuğu esnasında özellikle İBB’nin, proje ve reklamlarının döndüğü televizyonlarda, Akşemsettin ve Çırçır mahallelerinde Kentsel Dönüşüm Başlıyor videoları dönmekte.

AKP döneminde kurulan ve bölge halkı tarafından tepkiyle karşılanan Kentsel Dönüşüm Ofislerini yeniden açmak istemeleri ve İBB’nin bölge planlaması ile yetkilendirdiği bürokratlar ile yapılan görüşmelerde bürokratların kullandığı tehdit dili de buna işaret ediyor.

Ortada bu kadar somut gerçekler dururken, Kentsel dönüşüm ofislerin, bölge halkı ile diyalog ve taleplerini almak olarak anlatma çabaları ise boş bir çaba olmakla beraber ipe un sermektir.

50 yıldır bölgelerde ikamet eden hak sahipleri, özellikle son 10 yıl süresince talep ettiği çözüm modelini defalarca açıklamış ve en son olarak 31 Mart Yerel Seçimleri öncesinde, taleplerin 6 maddeden oluşan bir TAAHHÜTNAME ’ye dönüştürmüş, İBB Başkan adayı olarak ta Ekrem İmamoğlu, Taahhütnameyi uygulayacağına namusu ve şerefi üzerine söz vererek imzalamıştır.

Bütün bu gerçeklikler ortada dururken ve ortada Ekrem İmamoğlu’nun imzaladığı Taahhütname varken, bu neyin cambazlığı merak ediyoruz.

Anlaşılıyor ki, İstanbul halkı tarafınca seçilen seçilmişler, İBB içinde kümelenmiş rantçı bürokratlara söz geçirememekteler.

YSK tarafından iptal edilen İstanbul seçimi sonrası Ekrem İmamoğlu, “ HAK YEMEM HAKKIMI DA YEDİRMEM” demişti.

Ekrem İmamoğlu’nun bu duruş ve tavrına hayranlıkla bakan ve bölgede 50 yıldır ikamet eden hak sahipleri de HAK YEMEZLER HAKKINI DA YEDİRMEZLER.

Yirmi yıllık AKP iktidarında emeklerine, bölgelerine ve evlerine sahip çıkarak bölgede uygulanmak istenen onlarca rantçı projeye nasıl dur dedilerse, bu yapılmak istenen rantçı projeye de dur diyecekler.

Son olarak bölge halkının taleplerini duymak ve görmek istiyoruz diyen, ipe un seren İBB yetkilerinin dikkatine, 6 maddeden oluşan TAAHHÜTNAMEYİ bir kez daha paylaşmakta yarar görüyoruz.

Son sözümüz ve kabulümüz budur.

Deniz SEVÜK

Sosyal Medyada Paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir