Savurgan başkan, etkisiz muhalefet!..

bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim” sözü, benim en sevdiğim ve anlamlı bulduğum atasözlerinden biri.

Genel veya yerel yönetimler de olası bir başarı, sadece iktidar koltuğunda oturanların liyakati ile alakalı bir durum değildir… Burada muhalefet yetkisi ile donatılmış siyasi parti veya partilerin ortaya koyacağı etkin siyaset ve şeffaflık talebi, iktidarın da ne oldum hastalığına kapılmasına engel olacaktır.

Bu iki dengeyi yakalamış bölgelerde, gerek toplum adına gerekse gelecek adına olumlu kararların alınacağına şüphe yoktur. Bu iki dengede belki de en önemlisi, kamu adına denetleme görevini üstlenen muhalefetin ortaya koyduğu siyaset anlayışı olacaktır.

Genel veya yerel yönetimler tarihinin çöplüğü, “ben yaptımsa doğrudur” ve “milli irade sandıkta benim yaptıklarımı (yanlışlıklarımı da) aklamış ve beni onamıştır” bakışı ile yönetenlerle doludur.

Eyüpsultan ilçesi, 31 Mart 2019 tarihinde yapılan yerel seçimler sonrası tarihinin en mazlum dönemini geçirmekte. Gerek yönetimsel açıdan gerekse denge ve denetleme noktasında tarihin hiçbir noktasında hiç bu kadar kötü sonuçlar la karşılaşmamıştır.

31 Mart yerel seçimleri sonrasındaki 6 aylık süre içinde belediye bütçesinin tarumar eden, birçok borçlanma yetkisi alan bununla yetinmeyip, mülkiyeti belediye’ye ait taşınmazları, iştiraklerin SSK ve Vergi borçları karşılığında satan bir yönetim modelinin başarılı olması ne kadar mümkünse, önüne gelen her borçlanma yetkisine koşarak evet diyen, taşınmazların satışını oy birliği ile onaylayan, ilçeleri ile ilgili alınan kritik ve etkin kararlara halkı dahil etmeyen veya edemeyen muhalefette o kadar başarılıdır.

Mart ayı itibarıyla Türkiye’de ortaya çıkan Covid 19 pandemisi, zaten zikzaklar yaşayan ülke ekonomisinin üstüne tuzla biber oldu. Pandemi sebebiyle alınan tedbirler ile birlikte kısıtlamaya gidilen sebeplerden ötürü büyükşehirler başta olmak üzere tüm belediyeler ekonomik olarak iflasın eşiğine geldi.

Ülkede, işsizlik rakamları 20 milyon la anılmakta. Ekonomik ve siyasi yetersizlik, ülke genelinde 5 adet maskenin dağıtımını bile yılan hikayesine dönüştürdü.

Bütün bu gerçekler ortada dururken, Eyüpsultan Belediye Başkanı Deniz Köken, para havuzunda yüzüyormuşçasına har vurup harman savurmaya devam ediyor. Yerel seçimler öncesi ortaya koyduğu hiçbir vaadini yerine getiremeyen Köken, bu günlerde “sanal gerçeklik” adı altında bir proje için, kendi partilisi bir firmaya 2 milyon 100 bin TL’lik ihale vermekten kendisini alamıyor.

İştiraklerin SSK borçları için taşınmaz (okul ve cami) satan, personel maaşları için banka kredisi kullanan Belediye Başkanının gereksiz ihaleler için paralar savurmasına karşın, etkin ve halkı da içine katıldığı bir muhalefet beklentisi içinde olanlar da, üç maymunu oynamayı tercih eden bir muhalefet görüyorlar.

Belediye Başkanı Deniz Köken, bir taraftan har vurup harman savururken, diğer taraftan personel maaş ve cari ödemeler için 3 yıla kadar vadeli banka kredisi alıyor.

Muhalefet, bir taraftan alınan banka kredilerine onay verirken, cami ve okul satışına imza atarken, diğer taraftan canlı yayınlanan meclis oturumlarında, “yetkiyi veriyoruz lakin takipçisiyiz” diyor.

Sormazlar mı, Neyin takipçisisiniz veya takip edip neyi ortaya koydunuz.

Sevgili okurlar kısacası, Eyüpsultan tarihinin en mazlum ve sahipsiz dönemini yaşıyor.

Eyüpsultan tarihinin en başarısız belediye başkanı olarak anılan Remzi Aydın, bu yönetim sayesinde sıralamada bir üste bugünden geçmiş durumda.

Deniz SEVÜK / 32. Gün Haber

Sosyal Medyada Paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir